CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU İSTANBUL ATAŞEHİR’DE DÜZENLENEN "KADIN HAREKETİ İLE BULUŞMA" TOPLANTISINA KATILDI (29 NİSAN 2016)  
29.04.2016
38497
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU "KADIN HAREKETİ İLE BULUŞMA" TOPLANTISINA KATILDI

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte İstanbul Ataşehir’de "Kadın Hareketi ile Buluşma" toplantısına katıldı.



Kadın aktivistleri dinleyerek sorularını yanıtlayan ve toplantıdan çıkan ortak sonuçları kamuoyu ile paylaşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle: 

KÜRESEL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ KONUSUNDA 142 ÜLKE ARASINDA TÜRKİYE 125. SIRADA
Değerli basın mensupları, kadın sivil toplum örgütleriyle bazı meslek kuruluşlarının, baroların kadınlarla ilgili masalarından gelen değerli arkadaşlarla bir arada olduk. Onların tek tek görüşlerini aldık, dinledik ve belli konularda bir ortak metin oluşturduk, bir düşünce oluşturduk. Bunlardan birincisi kadın – erkek eşitliği anayasada çok açıkça yazmasına karşın bunun uygulamada yeterince alan bulmadığı ve bu konuda ciddi sorunların olduğu, kadınların bir anlamda ikinci sınıf yurttaş olarak gözlemlendiği, bazen siyaset üslubu olarak da bunun açıkça dile getirildiği ifade edildi ve bu konuda rahatsızlıklar görüş birliği halinde iletildi.
Bu sadece kadın STK’ların bir görüşü olmanın ötesinde uluslararası istatistik yayınlayan pek çok kuruluş da benzer sonuçlara Türkiye’deki çalışmalarda varmıştır. Örneğin küresel cinsiyet eşitsizliği konusunda 142 ülke arasında Türkiye 125. sırada. Bu uzun yıllardır kadın erkek eşitliği için mücadele eden kadın örgütlerinin henüz beklenen noktaya gelemediklerini bize göstermektedir. Ki anayasada, 10. maddesinde “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir, devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” diye açık yüküm olmasına karşın devletin bu konuda üstüne düşen görevi yeterince yerine getirmediği konusunda bir görüş birliği sağlanmıştır.
Bir diğer önemli konu; siyasette söz düellosunun kadın hareketlerini ve kadın sivil toplum örgütlerini rahatsız ettiği, dolayısıyla siyasette daha centilmence bir dilin kullanılmasının daha doğru olacağı yönünde ortak bir görüş ifade edildi burada.
Bir başka önemli görüş, özellikle Türkiye’de yoksulluğun - 17 milyon yoksulumuz var, bunlar 4,5 milyon hanede oturuyorlar - ailede pek çok soruna yol açtığı ifade edildi. Yoksul semtlerde kreşlerin açılarak annelerin şu veya bu şekilde düşük bir maliyetle de olsa çocuklarını kreşe bırakmaları ve onların eğitimiyle aileye belediyelerin katkı yapmasının önemli bir yol olduğu ifade edildi.



KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI YÜZDE 31.6

Kadınlar için ekonomik özgürlük çok önemli. Kadının ekonomik özgürlüğü bir anlamda ailede daha güçlü bir konumda olmasını sağlıyor. Kadın istihdamı bu bağlamda önemli bir alan. Merdiven altı atölyelerde çalışan çok sayıda kadın var ve bunların büyük bir kısmı sigortasız. Oysa bunların sigortalı olması lazım, düzenli gelir elde etmeleri lazım, yasal güvence altında çalışmaları gerekiyor. Taşeron işçilikte çalışan çok sayıda kadın var. Bunların da haklarının teslim edilmesi ifade edildi.
Kadın girişimciliğinin de ayrıca desteklenmesinin önemi, bütün kadın sivil toplum kuruluşları yöneticileri tarafından açıklıkla ifade edildi.
İşgücüne katılım konusunda ciddi bir sorunumuz var Türkiye’de. Erkeklerin işgücüne katılım oranı %71.3 olmasına karşın kadınlarda işgücüne katılım oranı %31.6. Oysa kamuya baktığımızda 49.51 gibi bir rakam var ama özel sektörle beraber bütün çalışanları dikkate aldığımızda rakamlar son derece düşük.
Kamuda liyakat sisteminin çok önemli olduğu vurgulandı. Eğer liyakat sistemi gerçek anlamda uygulanırsa kadınların kamu yönetiminde üst, tepe yönetici olma olanaklarının çok daha fazla olacakları ifade edildi.
Kadına yönelik şiddet bütün arkadaşlar tarafından açıkça dile getirildi. Bu konuda özel bir çalışmanın yapılması gerektiği, toplumsal bir çalışmanın yapılması gerektiği vurgulandı. Şiddete karşı kadın sığınaklarının mutlaka açılması gerekiyor. Bu belediyeler açısından zorunlu, ama çoğu belediye bu zorunluluğa uymuyor. Kadın danışma merkezlerinin açılması gerekiyor. İstanbul sözleşmesi de bunları zorunlu kılıyor. Ayrıca cinsel şiddet kriz merkezlerinin de oluşturulması talep edildi.

KADINLAR SİYASETTE DAHA FAZLA YER ALMALI

Kadına yönelik şiddetin, kadına yönelik mağduriyetin sadece Türkiye’de yaşayan kadınlar için değil, mülteci olan kadınlar içinde geçerli olduğu ifade edildi. Mülteci kadınlarında yaşadıkları sorunların bir şekliyle ele alınıp çözülmesi gerektiği konusunda ortak bir görüş sağlandı.
Ve yine kadınların arzularından birisi kadınlar siyasette daha fazla yer almalı. Kadın – erkek eşitliğinden söz ediliyor, kadın haklarından söz ediliyor. Ama siyasete gelince kadınlar büyük ölçüde dışlanıyor. CHP’nin cinsiyet kotası olduğu değişik arkadaşlar tarafından da ifade edildi. Ama bu kotanın parlamentoya yansımadığı ifade edildi. Yansıması için bunun siyasi partiler yasasının kesinlikle değişmesi gerekiyor. Siyasi partiler yasasında cinsiyet kotasının getirilmesinin kadınların en büyük güvencelerinden birisi olabileceği ifade edildi arkadaşlarımız tarafından.
Cinsel istismar kadına ve çocuklara karşı veya genç gelinler olayı bütün arkadaşlarımız tarafından dile getirildi ve bu konuda hükümetlerin, devletlerin, siyasi partilerin daha sağlıklı ve tutarlı bir yol izlemeleri gerektiği üzerinde de açıklıkla ifade edildi.
Kısaca söylemek istediklerimiz bunlar arkadaşlar, hepinize teşekkür ediyorum.




CHPnet

SİTELERİ