CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ’Nİ ZİYARET ETTİ  
04.03.2017
28248
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ’Nİ ZİYARET ETTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Medya dördüncü güç olarak tanımlanmış çağdaş demokrasilerde. Ben bütün gazetecilerin kamu adına görev yaptığına inanıyorum. Halkın sesi, gözü ve kulağıdır. Bizim belki duymak istemediğimiz, ama kamuoyunun duyması gereken haberleri cesurca yapabilmeliler gazeteci arkadaşlarımız. Bunu yaptıkları zaman siyasetçi kendisine çekidüzen verecektir. Hata işlememeye, hata yapmamaya, yolsuzluk yapmamaya, haksızlık yapmamaya özen gösterecektir. Çok önemli bir görev yapıyorsunuz. Önünüze engeller çıkarılıyor biliyorum. Baskılar yapılıyor biliyorum. Gazete patronlarına baskılar yapılıyor biliyorum. Yazı yazdılar diye, haber yaptılar diye gazeteciler hapse atıldı, onları da biliyorum, ama elbirliğiyle bu zorlukları aşmak hepimizin ortak görevi olmalıdır." dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, İzmir Gazeteciler Cemiyetini ziyareti sırasında yaptığı konuşma şöyle:



Misket DİKMEN- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bugün İzmir Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti programı dahilinde ve bu ziyaretten sevinç duyduk, mutlu olduk. Sizlerle de buluştu böylece. Bir kez daha kendisine bugün programında bize, Gazeteciler Cemiyetine zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum bu ziyareti için.
Yorucu bir gündü zannediyorum. Meslekten gelen bir şeyle ben hemen devreye gireyim diye düşündüm bir anda.

Kemal KILIÇDAROĞLU-
Yorucu bir gün diyoruz ama bizim için yorgunluk ya da yorulmak gibi bir kavramı kullanmak doğru değil. Biz günün 24 saatini değerlendirmek zorundayız hayırlı bir Türkiye için.

Misket DİKMEN- Hayırlı bir Türkiye için diyorsunuz biz de size günün anısına İzmir’in simgesi, cennetimizin simgesi Hasan Tahsin heykelini armağan etmek istiyoruz. Hasan Tahsin de bizim için olmazsa olmazdır. Cemiyetimiz için de aynı şeyi söyleyebiliriz.

Kemal KILIÇDAROĞLU- Bu güzel heykel için yürekten teşekkür ediyorum. Hasan Tahsin Milli Kurtuluş Savaşımızın ilk kurşununu atan bir gazeteci arkadaşımızdır, İzmirli bir gazeteci. Dolayısıyla kendisi sadece İzmirliler ve İzmir’deki gazeteciler için değil bütün Türkiye için, hepimiz için bir onurdur onu yaşatmak. Sizin göreviniz olduğu kadar bizim de görevimiz.

Burada bulunmaktan son derece mutluyum, memnunum. Ama gazete ve gazeteciler açısından bakıldığında ciddi sorunlar yaşadığınızı ben de biliyorum, sizler de biliyorsunuz. Bu ülkenin hapishanelerinde 150’yi aşkın gazeteci varsa, bu ülkede bir demokrasi sorunu var demektir, bu sorunun aşılması lazım. Hele hele aylardır hapishanelerde tutacaksınız gazetecileri, iddianame bile hazırlamayacaksınız, bu doğru değil. Biz kendi ülkemizde gazetecilerin özgürce yazmalarını, çizmelerini, yorum yapmalarını arzu ederiz. Gazetecinin özgür olmadığı bir toplumun kendisi de özgür değildir. Çünkü toplumun haber alma kanalları tıkanmış durumdadır. Hangi görüşten olursa olsun gazetecilerin özgürce yazı yazdığı, eleştirdiği bir ülkede siyaset denetlenmiş olur, kamu adına denetlenmiş olur.

O nedenle biz medyanın, gazetelerin, gazetecilerin özgürlüğüne önem veriyoruz ve bu arzumuzu her ortamda dile getirmek de bizim görevimiz.
Kuşkusuz Almanya’da iki bakanın konuşamaması, bir anlamda onlara dolaylı konuşma yasağı getirilmesi kabul edilecek bir olay değildir. Üstelik herkese demokrasi dersi veren bir ülkede böyle bir uygulamanın olması doğru değildir. Aynı bağlamda bugün Sinan Oğan’a yönelik bir saldırının yapılması da asla doğru değildir ve kabul edilemez. Eğer bir politikacının, bir siyasetçinin konuşamayacağı bir ortamı yaratırsanız, baskı ve şiddet uygularsanız kaybeden Türkiye olur. Saldırı, öyle veya böyle siyasetçi için bir sorun çıkmaz, ama sorun Türkiye’nin demokrasisine düşen gölge olur.
Bu bağlamda burada bulunmaktan, bana bu düşüncelerimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için Sayın Başkan Size ve arkadaşlarınıza yürekten teşekkür ediyorum. Medya dördüncü güç olarak tanımlanmış çağdaş demokrasilerde. Ben bütün gazetecilerin kamu adına görev yaptığına inanıyorum. Halkın sesi, gözü ve kulağıdır. Bizim belki duymak istemediğimiz, ama kamuoyunun duyması gereken haberleri cesurca yapabilmeliler gazeteci arkadaşlarımız. Bunu yaptıkları zaman siyasetçi kendisine çekidüzen verecektir. Hata işlememeye, hata yapmamaya, yolsuzluk yapmamaya, haksızlık yapmamaya özen gösterecektir. Ya gazeteler yazarsa, ya ben mahcup olurum diye bir duyguyu politikacı kendi ruhunda ve benliğinde taşımalıdır. Bu açıdan gazetecilik çok önemlidir. Çok önemli bir görev yapıyorsunuz. Önünüze engeller çıkarılıyor biliyorum. Baskılar yapılıyor biliyorum. Gazete patronlarına baskılar yapılıyor biliyorum. Yazı yazdılar diye, haber yaptılar diye gazeteciler hapse atıldı, onları da biliyorum, ama elbirliğiyle bu zorlukları aşmak hepimizin ortak görevi olmalıdır.

Ben tekrar teşekkür ederim Sayın Başkan.

CHPnet

SİTELERİ