CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, MARMARA ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER KULÜBÜ EV SAHİPLİĞİNDE DÜZENLENEN "15 TEMMUZ VE PARLAMENTER SİSTEM" BAŞLIKLI KONFERANSTA KONUŞTU  
25.11.2016
25025
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU:
-PARLAMENTER DEMOKRATİK SİSTEMİ SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Başkanlık sistemi, Türkiye’yi ayrıştırır. Temel karşı çıkış gerekçemiz bu. Parlamenter demokratik sistemi sonuna kadar savunacağız" dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, Marmara Üniversitesi Anadolu Hisarı Kampüsü’nde Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Kulübü ev sahipliğinde düzenlenen "15 Temmuz ve Parlamenter Sistem" başlıklı konferansta yaptığı konuşma özetle şöyle: 




15 Temmuz darbe girişiminde, o akşam oteller kapalı olduğu ve bizi otele almadıkları için Bakırköy Belediye Başkanımızın evine gittik. Sayın başbakanı aradım ulaşma şansımız olmadı. Hemen bir not hazırladık. Notu saat 12.04’te medyaya geçtik. Bu ülke darbelerden çok çekmiştir. Aynı sıkıntıların yeniden yaşamamasını istemiyorum. Cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkıyoruz . O akşam Ankara’ya dönmek istedim uçakların kalkmadığını söylediler. İstanbul’da kaldık. O gece ben, çok sayıda milletvekili arkadaşım ile görüştüm ’parlamentoya gidin demokrasi mücadelemizi verin’ diye talimat verdim. Ertesi gün yine uçakların kalkmasında sorun vardı. Pendik’ten araca binip Ankara’ya geldim. Darbe, demokratik parlamenter sisteme karşı yapılmıştır. Demokratik parlamenter sistemimiz darbeyi engellemiştir.

"PARLAMENTOYU DEVRE DIŞI TUTMANIN BİR GEREKÇESİ YOK" DEDİK "HAYIR" DEDİLER
Sayın Başbakan darbenin ikinci veya üçüncü günü telefon ile aradı. OHAL uygulamasını getireceğiz bize destek verir misiniz? Şunu söyledim; bu parlamentoda demokrasiyi savunacak bir partiye ihtiyaç var o da en çok CHP’ye yakışır. Biz OHAL’e evet oyu vermeyeceğiz. Sayın Başbakan bunu büyük bir olgunluk ile karşıladı. ’Biz getireceğiz’ dedi. Düzenleme meşru, anayasaya uygun. OHAL durumu var. ’Neden siz evet demediniz’ sorusu gelebilir akıllarınıza. Nedeni şu; bir darbe girişimi yapıldı doğru. 4 siyasi parti arasında bir uzlaşma var. Tamamı darbeye karşı. Bu kadar büyük uzlaşma varken, bir düzenleme getiriyorsanız parlamentoya getirin ortak uzlaşma içinde yasalaştıralım ne eksiğimiz var. Parlamentoyu devre dışı tutmanın bir gerekçesi yok. ’Hayır’ dediler ’bu uygulamayı yapacağız’ dediler.

ÜNİVERSİTELERDE REKTÖR ATAMASININ DARBE İLE NE İLGİSİ VAR
Üniversitelerde rektör atamasını kaldırdılar. Ne ilgisi var bunun darbe ile? Bir üniversitede rektör seçilemiyorsa, o üniversitede demokrasiden söz edebilir misiniz? OHAL ile ne ilgisi var. İyi ki biz OHAL uygulamalarına evet dememişiz. Demokrasinin yanında durmuşuz.

TÜRKİYE’NİN İMAJINI ZEDELERSENİZ
Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Antlar Sözleşmesi var. Bu sözleşmeye Türkiye de taraf. Bu sözleşmenin 13 maddesine çekince kondu OHAL uygulamaları nedeniyle. 2 madde şu; Türkiye Cumhuriyeti, hükümet, adil yargılamaya çekince koydu. Yani OHAL döneminde adil yargılama yapmayacağım dedi. Siz adil yargılama yapmayacağım diye Birleşmiş Milletler’e dilekçe veriyorsanız Türkiye’nin imajını zedelerseniz. Mahkum veya gözaltına alınanlara insanca davranma kuralı var. Hükümet ona da çekince koydu. Ne demek işkence yapacağım demek. Böyle bir şeyi kabul etmek asla mümkün değil. Bir anlamda, kendisini BM’ye ihbar ediyor.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OLDUĞUNU SÖYLEDİM, SAYIN BAŞBAKAN ’HAYIR’ DEDİ

Türkiye’nin normalleşmesi beklentisi içindeyken, bir başkanlık tartışması başladı. Bunun rejim değişikliği olduğunu söyledim. Sayın Başbakan hayır dedi. Sayın Binali Bey belki daha rahat kavrar diye TDK’dan rejim nedir, onu söyleyeceğim. ’Bir ülkenin yönetim biçimine rejim denir’. Bu kadar basit. Bizdeki parlamenter demokratik sistem. Neyi getirecekler? Başkanlık... Değişiyor rejim. ’Efendim Cumhuriyet değişmiyor’. Cumhuriyet her ülkede, İran’da da var biz de var. Başka ülkelerde de var. Parlamenter demokratik sistem, bizim 140 yıllık bir birikimimiz.

NİÇİN, NASIL BİR BAŞKANLIK SİTEMİ BELLİ DEĞİL
Başkanlık için ABD örnek gösteriliyor. ABD’de eyaletler var, başkan en zayıf halkadır, her eyaletin parlamentosu var yasa çıkarır ve uygular. Türkiye’de eyaletler sistemi yok. Bunu amaçlıyorsa kamuoyuna deklare etmeleri lazım. İngiltere’de kraliçe var ama parlamento da var. "Parlamenter sistemi bir gece değiştireceğiz" deniyor. Niçin, nasıl bir başkanlık sitemi bu soruların yanıtı henüz belli değil.

Milli iradeyi kullanan 3 erk var. Buna 4. güç olarak eklenen medya. Medyaya hep beraber Fatiha’yı okuduk. Medyanın durumunu siz de ben de biliyorum. Demokrasimizi güçlendirmemiz gerekiyor.

"GELİN BAŞKANLIĞI HALLEDELİM" DERSENİZ "YOKUZ" DEDİK

Bizim parlamenter sistemimiz mükemmel çalışıyor mu, hayır. Neden çalışmıyor?" diyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Çünkü darbe sonrası çıkarılan yasalar 1980 sonrası çıkan yasa ve anayasalar güçlü bir demokratik parlamenter sistemin oluşmasını engelledi. Yapmamız gereken Türkiye’yi darbe hukukundan arındırmak. Anayasa dahil demokrasinin önündeki yasaların değişmesi demektir. 1982 Anayasası basın hürdür, sansür edilemez. Nasıl oluyor da basın hür değil. Sayın Binali Yıldırım’a şunu söyledim, 142 gazetecinin tutuklu olduğu ülkede demokrasiden söz edemezsiniz. Eksiklerimizi gazeteci özgürce yazacak. Darbe hukukundan bunu kastediyorum. Darbe dönemlerinden miras kalan yasaların değişmesi lazım. Bizi anayasa değişikliklerini davet ettiklerinde darbe hukukunu değiştirecekseniz o toplantıya katılırız dedik. Ama gelin başkanlığı halledelim derseniz yokuz dedik.
Bir kişiye bir ülkenin kaderini teslim etmek kadar tehlikeli bir şey yoktur. Hitler bunun en tipik örneğidir. Bütün yetkiler verildi. Hitler önce Almanya’yı sonra bütün dünyayı kana buladı. Başkan dediğiniz kişi, her zaman aklı başında bir kişi olmayabilir. Osmanlı tarihinde de olmuştur bu. Padişah balıkları altınlar, paralar atmıştır mesela. "Deli İbrahim" dediğimiz pek çok kişi gelip geçmiştir. Ama biz, 21. yüzyıldayız. Bizim sorumluluklarımız var. Birisinin hatasını, bir başkasının denetlemesi gerekiyor.

ANAYASALAR, OHAL DÖNEMLERİNDE, BİR PARTİNİN MUTFAĞINDA HAZIRLANMAZ
Anayasalar, OHAL dönemlerinde, bir partinin mutfağında hazırlanmaz. Toplumsal uzlaşma olmalı anayasa yaparken. Herkes bu benim anayasam demeli. Demokratik, özgür bir ortamda tartışılarak anayasa yapılmalı.

4 MAYIS DARBESİNDE BAŞBAKANI KAPININ ÖNÜNE KOYDULAR
15 Temmuz darbesinden söz ediyoruz. Ama 4 Mayıs darbesini hiç aklımıza getirmiyoruz. Ne darbesi mi? Seçimle gelen bir Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu saraya davet edildi. Elinden istifa dilekçesi alındı kapının önüne kondu. Başka bir başbakan tayin edildi. Demokrasi ile ne ilgisi var. 15 Temmuz darbesini, ordunun içindeki bir gurup yaptı. Öbür darbeyi başka birisi yaptı. O da saray darbesi. Yüzde 49 buçuk oy alan bir Başbakanı kapının önüne koydular. Bunun 28 Şubat sürecinden ne farkı var. Darbe. Seçimle geldi. Neden kapının önüne kondu? Neden üzerinde durulmuyor. Neden özel olarak ele alınıp işlenmiyor çünkü medya özgür değil. Ya tutuklanır göz altına alınırsam deniyor. Ahmet Davutoğlu’nun hakkını savunmak bize nasip oldu. Hakkını ben savundum. Bugün de savunuyorum. Yüzde 49 buçuk oy alan bir başbakan kapının önüne konulamaz. Konuluyorsa demokrasi tartışılır. Benim siyasi rakibim. O da çok iyi biliyor. Kendisine de söyledim. ’Senin hakkını benim dışımda savunan olmadı’ diye. Çünkü demokrasiyi savunuyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İKİ KİŞİ SAVUNUYOR
Başkanlık sistemini iki kişi savunuyor. Birisi içeride, birisi de dışarıda. Bu kadar açık. Öcalan’ın ’İmralı Notları’ diye bir kitabı var. Başkanlık sistemi, Türkiye’yi ayrıştırır. Temel karşı çıkış gerekçemiz bu. Parlamenter demokratik sistemi sonuna kadar savunacağız.

CHPnet

SİTELERİ