CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN, İSKENDERUN KÖPRÜLÜ KAVŞAĞININ AÇILIŞINDA YAPTIĞI KONUŞMA (4 HAZİRAN 2016)  
04.06.2016
35056
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, İSKENDERUN KÖPRÜLÜ KAVŞAĞININ AÇILIŞINI YAPTI
- DEMOKRASİ İÇİN, ÖZGÜRLÜK İÇİN DİRENECEĞİZ

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin geldiği nokta iyi bir nokta değildir. Ciddi bir karamsarlık var, Türkiye’de demokrasi zemin kaybediyor. Bütün baskılarla üstümüze geliyorlar. Hangi baskıyla gelirlerse gelsinler yılmayacağız, sonuna kadar direneceğiz.” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Hatay- İskenderun Köprülü Kavşak açılışında yaptığı konuşma şöyle:
ASIL SORUMLULARI MİLLETİN ÖNÜNE ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ
Türkiye’nin geleceği konusunda “Ne olacak bu memleketin hali, Türkiye nereye gidiyor” diye herkesin endişesi var.
Biz genlerimizde Kuvayimilliyenin ruhunu taşıyan bir siyasal gelenekten geliyoruz. Biz Türkiye’nin kendi öz yurdumuz olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz dedelerimiz bize nasıl daha güzel bir Türkiye bıraktılarsa, biz de çocuklarımıza daha güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız. Daha özgür bir Türkiye, daha güzel bir Türkiye, herkesin karnının doyduğu bir Türkiye, işsizliğin olmadığı, herkesin özgürce yaşadığı bir Türkiye’yi inşa etmek zorundayız. Bunun için hep birlikte çalışmak zorundayız. Başbakan Kemal demek kolay, aslolan gereğini yapmak ve mücadele etmektir.
Nasıl çalışacağız? Ben günün 24 saati elimden gelse çalışıyorum. Sizin 24 saat çalışmanıza gerek yok, sadece günde 10 dakika Türkiye’nin durumunu birilerine anlatacaksınız. Gideceksiniz CHP’ye oy vermemiş bir vatandaşa soracaksınız, “Neden böyle oldu, Türkiye’nin sorunları neden bu kadar derinleşti?” 2002’de Türkiye’yi devraldılar. Terör var mıydı? Yoktu. Şimdi kan gölüne döndü. Kim yaptı, kim iktidardaydı? Asıl sorumluları bulup milletin önüne çıkarmak zorundayız. Gidip birilerine söz vermek, sonra sözden vazgeçmek, sonra Türkiye’yi bir silah deposu haline dönüştürmek onların göreviydi, yaptılar. Ama bizim görevimiz, Türkiye’de başta terör bütün sorunları çözmektir. Söylüyorum, Türkiye’de bu sorunu çözecek tek parti var o da partinin Cumhuriyet Halk Partisidir.
AİLE BOYU MALI GÖTÜRDÜLER, BUNUN HESABINI SORACAĞIZ
Şimdi bize şöyle bir eleştiri gelirdi bir zaman. Efendim şu CHP var ya CHP, ne olmuş CHP’ye? Bunlar hep eleştirirler, hiçbir çözüm önermezler. Türkiye’de hangi sorun varsa o sorunun çözüm adresi Cumhuriyet Halk Partisidir. Herkes bunu böyle kabul etsin. Bakın, 14 yıldır ne yaptılar? 14 yıldır Türkiye’nin hangi sorununu çözdüler? Bir Allah’ın kulu çıksın desin ki, Türkiye’nin şu sorununu çözdüler. Çiftçinin sorununu mu çözdüler, nakliyecinin sorununu mu çözdüler, esnafın sorununu mu çözdüler, dış politikada onurlu bir politika mı izlediler, sanayicinin sorununu mu çözdüler, işsizlik sorununu mu çözdüler? Sadece kendi sorunlarını çözdüler. Aile boyu malı götürdüler. Biz de buna izin vermeyeceğiz, bunun hesabını soracağız.
İŞSİZLİĞİ BİTİRMEK YETMEZ YOKSULLUĞU DA BİTİRECEĞİZ
Ben açıkça şunu söylüyorum. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Eğer Türkiye’nin geleceğinden endişe ediyorsan, Türkiye çağdaş uygarlık düzeyini aşsın diyorsan, Türkiye şu veya bu şekilde birileri açısından alay konusu olmasın istiyorsan yönünü Cumhuriyet Halk Partisine çevireceksin. Türkiye bu sorunlarını ancak ve ancak CHP iktidarıyla aşar. Birlikte olacağız güçlü olacağız, beraber olursak güçlü oluruz. Medya özgürlüğünü sağlayacağız, çiftçinin sorunlarını çözeceğiz, alın terinin karşılığını vereceğiz, işsizlik sorununu çözeceğiz, askerliği bitirmiş çocuk babanın eline bakmayacak. Annesine, “Babama söyle bana harçlık versin” demeyecek. Kadınlar kız çocuklarını rahatlıkla işe yerleştirebilecekler. Ekonomide ne gerekiyorsa tamamını yapacağız. İşsizliği bitirmek yetmez yoksulluğu da bitireceğiz. Bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bunun sözünü veriyoruz.
Biz bunları söyleyince nasıl yapacaksınız diyorlar bize. Yaparız biz. Para var, pul var, her şey var. Ama parayı namuslu adama teslim edeceksin ki bunlar olsun. Parayı yürüten adama teslim edersen bunların hiçbirisi olmaz.
CHP’Lİ BELEDİYELERİN OLDUĞU YERLERDE HAYAT VARDIR
Bakın şimdi bu temeli bir akşamüzeri gelmiştim İskenderun’a Lütfü başkanla beraber İskenderun ilçe başkanımız, milletvekillerimizle beraber temeli attık ve size söz verdik, 90 gün içinde bu bitecek dendi. 90 gün içinde bitti, hizmete açıldı. Allah aşkına bakın kalitesine son derece güzel. Maliyet mi? Son kuruşuna kadar hesabını veriyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin olduğu yerlerde hayat vardır, kadın – erkek eşitliği vardır, insana saygı vardır, gençlere saygı vardır. Her kuruşun hesabını halka vermek vardır. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin olduğu yerde demokrasi vardır, özgürlük vardır. İstanbul’u düşünün, İstanbullu nefes almak için Beşiktaş’a gider, çünkü CHP’li belediye var. Bakırköy’e gider, çünkü CHP’li belediye var. Maltepe’ye, Kartal’a gider, çünkü CHP’li belediye var. Kadıköy’e gider, çünkü CHP’li belediye var. Sarıyer’e gider, çünkü CHP’li belediye var. Çünkü gittiği zaman orada özgürce sokaklarında gezer, güzel hizmetleri görür, kültürü görür, insanı görür, insan sevgisini görür.
Aynı şekilde Hatay Büyükşehir Belediyemize bakın. Bir de başka belediyelere bakın. Bir de Gaziantep’e bakın. Gaziantep’teki tabloya bakın, Hatay’daki tabloya bakın. Kilis elden çıkacak neredeyse. Kilisliler sokağa çıkamıyor. Neden? İzlenen yanlış dış politika nedeniyle. Ama Hatay’da böyle bir sorun büyük ölçüde bitti. Hatay Belediye Başkanımız bütün Hataylıları kucakladı. Hiçbir ayrım yapmadı. İnancı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun, “Ben Hatay’a ve Hataylılara hizmet edeceğim” dedi ve öyle yola çıktı. 2017 sonuna kadar bütün Hatay’ın içme suyu sorununu çözecek. Asbestli borular vardı, tamamını bitiriyor. Daha güzel bir kent çıkacak ortaya. Bütün tarihi dokusunu çıkaracak ortaya başkan. Bugün Habib-i Neccar Hazretlerinin türbesine gittik. Orada bir imam arkadaşımız anlattı, “Buraya yağmur yağınca sel oluyor ve su doluyor” dedi. Belediye Başkanımız, “Yolu kazacağım, eski tarihi dokuyu ortaya çıkaracağım ve dolayısıyla Hatay’ın bütün tarihini sadece Hataylılara değil, sadece Türkiye’ye değil, bütün dünyaya açacağım” dedi. Evet Başkanımız bütün dünyaya Hatay’ın güzelliklerini açacak.
DIŞ POLİTİKA VE İÇ POLİTİKADA BARIŞI SAĞLAYACAĞIZ
Aklınıza şöyle bir soru geldi mi bilmiyorum? Zaman zaman kendinize sorarsınız, ya şu dış politika kötüdür diyorlar, bu dış politikadan bize ne? Adı üstünde dış politika, iç politika olsa tamam bununla oturalım dertleşelim. Sakın şunu unutmayın, dış politika bir ülkenin çıkarları üzerine inşa edilmezse, dış politika iç politikanın malzemesi haline getirilirse, o ülke ciddi sorunlar yaşar. Örnek; Suriye’yle bozduk, Irak’la bozduk, İran’la bozduk, Libya’yla bozduk, Rusya’yla bozduk, Mısır’la bozduk, Filistin’le, İsrail’le arayı bozduk. Ne oldu, ne oldu Allah aşkına? Şimdi gidiyoruz çiftçi, “Ürünü ürettik satacak yer yok” diyor. Lojistik sektörü çökmüş. Hatay, tır filosunda Türkiye’de ikinci kent. Şoför diyor ki, “Tamam tırımız var güzel, götüreceğiz o da güzel ama nereye gideceğiz? Bütün kapılar bize kapalı.” Antalya’ya gidin sadece çiftçi mi mağdur? Hayır. Antalya’ya gidin bütün oteller boş. Niçin? Turist gelmiyor. Niye gelmiyor? Diyor ki, niye geleyim size, hangi gerekçeyle geleyim size? Siz Türkiye’yi bir Ortadoğu haline dönüştürdünüz, Ortadoğu bataklığının bir parçası haline getirdiniz. O zaman biz Türkiye’ye nasıl gelelim? Can güvenliğimiz yok, mal güvenliğimiz yok diyorlar. Sanayici malı üretiyor, ihracat yapamıyor. Neden? Alan ülke yok. Dış politika şimdi doğrudan sizi vurmaya başladı. Kimi? Çiftçiyi vurmaya başladı. Soğanını satamıyor, karpuzunu satamıyor, kirazını satamıyor, narenciyeyi satamıyor, yaş meyveyi ve sebzeyi de satamıyor. Domatesi de satamıyor, patatesi de satamıyor. Hepsini biliyorum. O zaman oturup düşünmemiz lazım.
Size bir soru, zor bir soru değil ama. Bütün bu dış politikayı hangi parti düzeltir? Bakın çok samimi bir soru soruyorum size? Bütün dünyayla Türkiye’nin çıkarları üzerine inşa edilmiş sağlıklı bir dış politikayı hangi parti sağlayabilir? Cumhuriyet Halk Partisi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi der ki, “Yurtta barış, dünyada barış”. Barış kadar güzel bir şey yoktur. Huzurun adresidir. Barışı sağlayacağız, kardeşliği sağlayacağız. Sadece dış politikada değil, iç politikada da barışı sağlayacağız. Neden diyorum işsizlikle mücadele edeceğiz? Neden diyorum yoksullukla mücadele edeceğiz? Eğer bir apartmanda bir aile yoksulsa, bir apartmanda, bir evde bir çocuk iş bulamıyorsa emin olun herkes huzursuzdur çocuğuma nasıl iş bulacağım diye. Gencecik çocuklarımız var, 6 milyon işsizimiz var. Her 4 üniversite mezunundan birisi işsiz. 17 milyon fakirimiz var. Ben öyle 14 yıl verin bu meseleleri çözelim falan diye asla düşünmüyorum. 14 yıl değil, 4 yıllık yetki istiyorum. 4 yıllık yetki verin bakın bakalım Türkiye nereye gidiyor? Bakın bakalım Türkiye nasıl uygar dünyanın bir parçası oluyor? 4 yıllık yetki verin bakın bakalım Mısır’a da, Suriye’ye de, Rusya’ya da bütün ihraç kapıları nasıl açılıyor, nasıl dostluk temelleri atılıyor? Bunların hepsini yapacağız.
İSLAMİYET’TE EN BÜYÜK GÜNAH KUL HAKKI YEMEKSE, YÜZÜNÜ YEMEYEN PARTİYE DÖN
Sadece ve sadece CHP’ye oy vermeyen vatandaşlarıma sesleniyorum. Sevgili vatandaşım, AKP’ye oy verdin başımın üstüne, hiçbir zaman niçin oy verdin diye sormadım. Ama bugün Türkiye’nin geldiği noktaya bakın. Türkiye’nin geldiği nokta iyi bir nokta değildir. Ciddi bir karamsarlık var, Türkiye’de demokrasi zemin kaybediyor. Bütün baskılarla üstümüze geliyorlar. Hangi baskıyla gelirlerse gelsinler yılmayacağız, sonuna kadar direneceğiz. Demokrasi için, özgürlük için direneceğiz.
Mütedeyyin kardeşlerim de, “Efendim işte CHP’ye oy verebiliriz, ama verelim mi vermeyelim mi?” diyebilirler. Eğer kul hakkı yemek İslamiyet’te en büyük günahsa kul hakkı yemeyen partiye yüzünü dön kardeşim. Şöyle bir bak bakalım hırsızlığın olmadığı, yolsuzluğun olmadığı, arsızlığın olmadığı, kul hakkının yenmediği bir pencereye bak kardeşim bu pencerede Altıok’u göreceksin sen, huzuru göreceksin, barışı göreceksin, kardeşliği göreceksin. Bana inanmıyorsan dedene sor. Dedesi de bilir, dedesi eski CHP’lidir mutlaka. Her aileden mutlaka bir CHP’li vardır. Dolayısıyla, yeniden silkinmemiz ve kendimize dönmemiz gerekiyor. Ülkemiz için, güzel cumhuriyet için, çocuklarımız için ve huzurlu bir Türkiye için. Çok şey istemiyoruz aslında; istediğimiz barış içinde yaşadığımız bir Türkiye, huzur içinde yaşadığımız bir Türkiye, çocukların annelerini sevgiyle okula gönderdikleri bir Türkiye, herkesin karnının doyduğu bir Türkiye, medyası özgür olan bir Türkiye, dünyada saygınlığı olan bir Türkiye, herkesin can ve mal güvenliğinin olduğu bir Türkiye, terörün olmadığı bir Türkiye, omuz omuza kardeşçe yaşadığımız bir Türkiye.
Farklı görüşlerimiz olabilir, farklı kimliklerimiz olabilir, farklı inançlarımız olabilir. Bunları düşmanlığın nedeni olarak değil, zenginliğin nedeni olarak görüp beraber omuz omuza yola çıktığımız bir Türkiye. Bu Türkiye için var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? Biz de size söz veriyoruz, size her koşulda hizmete varız. Belediyeler başta olmak üzere, Ankara’da bizler olmak üzere hep birlikte sizlere hizmet edeceğiz. Ülkemize hizmet edeceğiz, çocuklarımıza hizmet edeceğiz. Bayrağımıza, vatanımıza hizmet edeceğiz.
Hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun diyorum.


CHPnet

SİTELERİ